SADECE MÜZİK Mİ YOKSA YENİ BİR ARAYIŞIN KIY/AFETİ Mİ?
Son yıllarda özelikle de ülkemizde “metroseksüel” modasıyla hızla yaygınlık kazanan “clubber”lık yani “clup” müziği dinlemek müzik otoritelerine göre gittikçe tırmanıyor. Uzmanlar; Elektronik müziğin sadece müzik olmaktan çıkıp bir yaşama tarzına dönüşmesi dışında modern insanın “kendini bilmeye” yönelik arayışına yeni bir alternatif getirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle kozmopolit şehirlerde yaşayan modern dünya insanı ; “varoluş”daki esrarı aydınlatmak için aradığı cevapları ve “huzura erme” yolunu bu kez elektronik müzikte bulmayı umuyor.
Elektronik müzik nedir?
Elektronik müzik, sampler, synthesizer gibi elektronik cihazlarla üretilen ses ve melodilerin harmanlanmasıyla oluşuyor.. DJ’ler tarafından klüplerde ve partilerde çalınıyor. Bir parça bitmeden eş ritimde başka bir parçanın başlamasıyla süregelen bir DJ setinde ritim, hiç kesilmeden saatlerce devam edebiliyor. Pek çok alt türü olan bu müzik türü, teknolojiye paralel bir ilerleme sürdüyor. House, Techno ve Trance bu müziğin 10’dan fazla ki alt ve alt-alt türlerinden en çok bilinenleri..
Türkiye’deki elektronik müzik…
Tempo dergisi müzik sayfası Keep clubbing yazarlarından Umut Eroğlu’na göre Elektronik müziğin ülkemizde ilk tanınmaya başladığı zamanlarda dinleyici kitlesi üst düzey gelir gurubundan, şık giyinmeyi ve şık yerlere gitmeyi seven, her zaman yeni eğlence ve heyecan arayışında olan 20-35 yaş arası bir kesimdi, azınlık olarak da yurtdışını takip eden, müzikalitesi olan ve prodüksiyon aşamasında sınırsız olanak tanıyan bu müziği ‘bilerek’ takip eden bir grup vardı.. Eğlencenin kaynağı müzik, heyecanın kaynağı ise exctasy idi... Bedenin ve ruhun ritmine paralel olduğu için uyumlanması kolay olan elektronik müzik, ecstasy kullanımıyla saatler boyunca aralıksız hareket ve dans ettirme kapasitesi ile hızla yayılmaya başladı.. Extacy kullanımın yaş seviyesi ise 15’e inmiş durumda oldu tahmin ediliyor... 18 yaşın altında club’lara girmek mümkün olmadığı için teenager’lar daha çok ev partilerine ve büyük parti organizasyonlarına katılıyor. Ama şüphesiz en büyük sorunu teşkil eden yanı ise uyuşturucunun bilinçsiz ve çok genç olan dinleyici kitlesinin elektronik müziğin popüleritesinden yararlanılarak kullanılabilir olması.
ECSTACY nedir?
Ecstasy, ilk olarak Amerikalı bilim adamlarının savaş sırasında askerlerine zor koşullarda bendesel ve psikolojik olarak destek ve enerji verici doping olarak tasarlanmış Ecstasy; beyindeki ‘seratinin’ olan bir hormonu tetikleyerek çalışan, 500 civarında çeşidi bulunan kimyasal madde. Seratinin’in görevi, vücuda mutlu olduğu ve kendini iyi hissetiği zamanki enerjiyi ve coşkuyu sağlamak. Ecstacy, vücudun bir haftada salgılayacağı miktarda seratinin hormonunu bir gecede salgılamasını sağlıyor. Algıların da açılması ile beraber müziğin kesintisiz ritmine uyarak enerjisini deşarj eden kişi ciddi anlamda gerçeklerden kendi gerçeğine doğru bir kopuş yaşıyor. Bu; kullanıcının clup partilerinde 18 saate varana kadar kesintisiz dans etmesini sağlayabilecek gücü barındırabiliyor….Sabaha kadar mutlu hissettirmesine ve kesintisiz enerji vermesine rağmen, esctacy’nin etkisinin düşüş aşamasında ciddi depresyona yol açıyor. Devamlı kullanımda etkili olabilmesi için dozu arttırmak gerekiyor. Düşüş aşamasındaki buhranı yenmek için “bir tane daha atmak” da en yaygın hallerden biri.. Soft Drugs kategorisinde yer almasına rağmen kimyasal yapısı nedeniyle ciddi cezaları var, bağımlılık yaratan ve oldukça tehlikeli bir uyuşturucu.
TEKNOLOJİDEN ARINMANIN TEKNOLOJİK YOLU MU?
Galatasaray İletişim Teknoloji Müzik Akademisi Müzik Teknoloji (İTM) Bölüm Başkanı Süden Pamir ise elektronik müziğe daha teknik açıdan bakıp farklı bir yöne dikkat çekiyor: York üniversitesinin yaptığı bir araştırmaya göre; yerkürenin kendi çevresinde dönüşüyle yaydığı sinerjinin salınımın 4.7 mhz olduğunu ve elektronik müzikteki kalıpların bu salınıma yaklaşmasıyla, bireydeki stresin azalıp, öz bilincini aşmasına yardımcı olduğunu belirten Pamir, aynı şekilde uzaklaşmanın da stresi artırdığının ispat ettiğini ifade etti. Schuman’ın yaptığı bu araştırmaya göre kişiyi rahatlatan ritim ve vuruşların “zikir”le benzeşen etkilerinin olması. Pamir bu durumu ,” Arapça bilmeyen birinin Arapça kelimeleri sürekli tekrarlamasıyla sesin bir ritim oluşturduğunu ve bu oluşan ses ve tınının beyinde “üst bilinç” denilen mekanizmayı harekete geçirildiğini , böylece huzur ve hatta vecd hali hissedilebildiğini ifade etti. Özellikle kozmopolit şehirlerde yaşayan kişilerin teknolojinin sarmaladığı ve zaman zaman boğduğu bu dünyadan uzaklaşmak için elektronik müziğe yönelmiş olabileceklerini, bu nedenle elektronik müziğin sadece ülkemizde değil tüm dünyada moda tabiriyle “trend” olmasına yol açtığını belirtti. Uzmanlara göre Dj’lerin dinleyicilerin ruh hallerini sezip bireyleri kolektif bir arınışa doğru yönlendirmesi yeni bir “spiritüel” arayışın “mürşitleri” olarak tanımlamak mümkün..
DJ’LER MODERN ŞAMANLAR MI?
DJ, Disc Jockey, cd ve plakta yer alan 4/4’lük ritmdeki parçaları ritim eşleştirme yöntemiyle parti veya gece boyunca kesintisiz olarak çalan kişiye deniyor Teknik olarak yaptığı iş bir enstrüman çalmaya kıyasla basit, ancak zamana karşı yarış söz konusu olduğunda maharet istiyor.Bir DJ, ancak kitleyi istediği gibi yönlendirebiliyor ve kitlenin o anki “haliyet-i ruhiyesini” algılayarak bunu besleyebiliyorsa başarılı olabiliyor. Popülerlikleri ve kitleyi yönlendiren karizmatik havaları da çok fazla insanı etkilemelerinde önemli rol oynuyor. Çok fazla insanın uğraştığı bir alan olmasına rağmen dünyaca meşhur olan DJ sayısı 100’ü geçmiyor. Yine Umut Eroğlu’na göre; tek bir bireyin ciddi bir insan kitlesini yönlendirmesi göz önüne alınırsa DJ’lerin yarattıkları büyülü atmosfer sayesinde “modern şamanlar” olduğu düşünülebilir. Müziğin fazlasıyla yönlendirici olması nedeniyle müziğe kendini kaptıran herkes aynı zamanda aynı ruh hallerini yaşayabiliyor.
KIYAMETİN ALAMET-İ FARİKASI, TEKNOLOJİNİN KIY/AFETİ…
Elektronik müzik hakkında Türkiye’deki yetkin isimlerden olan Süden Pamir’in arınmak ve saflığa, üst bilince erişmek ve huzuru bulmak için kullanılan yöntemler ne olursa olsun kişinin düşünceyle kendini geliştirmek üzere kendi içindeki ışıktan ve içsesinin ritminden yola çıkması en sağlıklı yol. Kendisinin elektronik müzik eğitimi vermesine rağmen elektronik müzik dinlemiyor oluşunu belki de konuyla ilgili en “vurucu” ritmi oluşturuyor.
Mercan Dede Ne diyor?
Elektronik müziğin dünyaca ünlü Dj’lerinden Mercan Dede’nin “Seyahatname” ve “Nar”ın ardından Mercan Dede’ye özgü çağdaş ve gelenekselin buluşma noktasındaki son albümü “SU”yu hayranlarıyla buluşturmasının ardından, elektronik müzik, Türkiye ‘de ve dünyada’ki yansıması, uyuşturucu izdüşümü gibi konular dahilinde çok boyutlu konuştuk.
MErCAN DEDE KİMDİR?
Mercan Dede (nam-I diğer DJ Arkın Allen), doğuya özgü Sufi müziğinin ilahi geleneğini çağdaş müziğin tınılarıyla incelikli bir şekilde harmanlayarak eski ile yeniyi, Doğu ile Batı'yı sentezleyen 1966 yılında Türkiye'de doğdu.üniversite yıllarında Kubbealtı Cemiyeti'nde neyzen Ömer Erdoğdu'ların öğrencisi oldu. Aynı dönemde tasavvuf müziği ve kültürünün bu dönemdeki önemli aydınlarından olan ve aynı zamanda bendir enstrümanının yaşayan en büyük ustası kabul edilen Nezih Uzel'den de bendir ve Türk ritmleri eğitimi aldı. Ebru sanatını öğrendiği büyük ney üstadı Niyazi Sayın'dan fazlasıyla etkilendi. 1988 yılında göç ettiği Kanada'da güzel sanatlar üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan Mercan Dede aynı üniversitede başladığı öğretim üyeliğine, müzik çalışmalarının ağırlık kazanması sebebiyle kısa bir süre önce ara verdi.son olarak Mercan Dede kimliğindeki 5. albümü "Su"yu Haziran ayında dinleyicileriyle buluşturdu.
ELEKTRONİK MÜZİĞİN DÜNYACA TANINAN DJ’LERİNDEN MERCAN DEDE NE DİYOR?
1-Dünyanın elektronik müzikte önde gelen DJlerinden biri olarak Elektronik müziği nasıl tanımlıyorsunuz?
Elektronik müzik tarihsel gelişimi içerisindeki alternatif ve pop müziğin özellikle teknolojik gelişimin sesler ve müzik aletleri üzerinde yarattığı açılımında etkisiyle ortaya çıkarttığı bir tarzdır.
2.Elektronik müzik kimler tarafından tercih ediliyor?
Başlangıçta genç bir kitle takıp ederken şu anda dünya genelinde daha heterojen , farklı öz geçmişlerden gelen insanların takıp ettiği bir müziktürüne dönüşmüş durumda ama yine de özellikle genç kitlelere daha yoğun
olarak hitap ettiği ama bunun dışında kültürel, sosyolojik, politik anlamda
çok farklı öz geçmişlerde insanların dinlediğini söylemek mümkün.
3.Türkiye’de bu kadar hızlı yaygınlaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Elektronik müzik bu kadar hızlı yaygınlaştı Çünkü Türkiye genç bir nüfusa sahip, bunun dışında mevcut olan müzik tarzları ve bu tarzların icralarında yenilikler ve değişimler çok nadir olarak gerçekleştirilirken, elektronik müzik kendi içerisinde sürekli yenilenen ve dinamik bir yapıya sahip, genç olmak yenilenmek sürecine hazır
olmakla çok bağlantılı. Ayrıca elektronik müziğin mevcut pop müziğine
alternatif bir duruş ve belki bu anlamda bir başkaldırı özelliği var,
kendi içerisinde belli bir gurup bütünlüğü bir cemaat duygusu yaratma gücüde aynı şekilde önemli.
4.Elektronik müziğin özellikle genç kesimde bir toplumsal yanı mevcut yani?
Evet.Toplumun çok farklı kesimlerinden insanları bir araya getirebiliyor, bu
belki de müzik tarzı olarak daha az didaktik ve melodik ve ritmik yapısı yönü ile daha çok “abstract” –soyut-bir özelliğe sahip olabilmesinden kaynaklanıyor.
Kuşkusuz bu yönü ile herkes kendinden;daha kendi iç dünyasına yakın bir şeyler bulabiliyor. Bu anlamda toplumun her kesiminden insan müziğin bütünlüğünde
birey olarak kimliğini kaybetmeden ama bunu toplumsal olarak fazla ön plana
çıkartma gereği duymaksızın bir araya gelebiliyor, yanı aslında bir
birleştiricilik özelliği var..
5.Müziğin sadece bir tarzı olan elektronik müziğin Uyuşturucuyla, örneğin extacy, uyarıcı,kimyasallarla bağıntısı konusuna nasıl bakıyorsunuz?
Underground Electronık müzik özellikle çıkış yıllarında bir alt kültür
olarak mevcut sisteme bir isyanın ötesinde bir alternatif oluşturdu, bu Beat-nıck jenerasyonun dünyaya bakış ve karşı çıkısı ile paralellik gösterdi. Bu anlamda kendi iç dünyana dönüş ve de –maınstream- “örnek vatandaş” olma öğretisine karşı çıkma
anlamındaydı, bu anlamda uyuşturucu yada belki daha doğru tanımı ile “
uyandırıcı” maddeler bu alt kültür içerisinde önemli sayılabilecek bir yeri
teşkil ettiler. Belki de uyuşturucular, Matrix’in kaosundan kendi iç
dünyasına dönme surecinden NEO’ya verilen “mavi” yada ” kırmızı” haplardan
birini seçme sembolü ile örtüştü.
6.Peki DJ'lik nedir ?İyi bir DJ ‘de ne tür özellikler bulunmalıdır?
DJ’lik değişik ses kaynaklarından elde edilen (pikap, kaset, keyboard,
sampler vb ) sesleri canlı olarak birleştirmek ve o AN’a ait bir bütünlük
içerisinde icra etmektir.
İyi bir DJ’de, genel anlamda çok geniş bir perspektifte müziği bilme ve
anlama tecrübesi ve bilgisi ( entellektüel bilgi), müziği sunma suresinde
kendisine gerekli olan teknik bilgileri kullanabilme kabiliyeti ( mıxıng,
vb), ve insanlarla arasında organik; canlı bir bağ kurabilmesi için önemli
bir gözlemleme yeteneği bulunması gerekir, tüm bunların dışında kendine
özgü bir anlatım diline sahip olması çok önemli bir özelliktir.
7.Dj’ler yeni dünya “spiritüel “arayışında “modern şamanlar” mıdır?
Olabilirler, DJ’lik anlayışına ve amacına göre değişebilecek bir kavram.
Dj’lik bir yönü ile Şamanlığın sahip olduğu güce ve imkana sahip
olunabilecek bir performans tarzıdır, ama Şamanın gücünün aslında fizikiden
çok manevi yanı ruhsal olduğu kabul edilecek olursa özellikle DJ’likten çok
DJ’in kendi iç dünyasında durduğu yer ve Dj’likten yaratmak istediği etki
önemlidir.Özellikle elektronik müziğin hızla ticarileştiği bir dönemde
sadece para kazanıp başka bir sahneye çıkmak için uçağına atlayan DJ’lerin
Şamanlık gibi kaygıları olduğunu sanmıyorum. Ancak Müzikle tedavi özellikle Şamanistik gelenekten gelen Ortaasya Türklerinde son derece başarılı olarak araştırılmış ve kullanılmış bir yöntemdir, bu anlamda belli ses aralıkları ve frekanslarının insan vücudu üzerinde değişik etkilerinin olduğu kaçınılmaz ve bilimsel bir gerçekliktir. Avustralya yerlilerinin kendi geleneksel aletleri “Dıdgereedoo”
yu insan vücuduna yakın noktalarda çalarak tedavi amaçlı kullanımlarını
biliyoruz, özellikle elektronik müziğin yarattığı sesi bilimsel olarak
anlama ve uygulama boyutu, doğru anlamda kullanılması durumunda bir şifa
aracı gibi kullanılma potansiyelini yükseltmektedir. Aynı zamanda özellikle
insan kulağına zarar verebilecek seviyelerde müziğin işin ehli olmayan ve
sağlıksız mekan ve ortamlarda kullanılması tam tersi bir etki de
yaratabilir. Yine burada da tek tek bireysel tercihler ve seçimler karsımıza
çıkıyor.
9.Son albümünüz ile ilintili neler söyleyebilirsiniz?
Zaman ve mekan hazır olduğunda;Su akar yatağını bulur
kapılar açılır, siz o kapıdan içeri girer önünüzdeki deryadan elinizdeki
gönül kabınızın genişliğinde feyz alırsınız. Su benim ateş’ten ( nar ),
sonraki yaşadıklarımın izdüşümünü anlatıyordu, içerisinde alanında çok
başarılı 5 vokal sanatçının olması bu güne kadar yaptığım en SES
ağırlıklı albüm olmasını sağladı. Kişisel yolculuğumu; içsel dönüşümü
anlattım ve adına SU verip cd’ye döktüm, onun dışında albümün hakkında konuşmak ben dahil herkesin anlatacağı suyun akıp giden, coşup yolunu bulan dansının onunu
kesmek,set çekmek olur.
Güneş Ener